8 Eylül 2011 Perşembe

Bayramda ailecek 2000 km yol

Oğlum, Anne ve Babası ile birlikte, Ankara'dan Rize Pazar'a git-gel 2000 km'lik en uzun karayolu yolculuğunu gerçekleştirdi, 18. ayını yeni doldurmuş bir bebek için çok uzun ve yorucu bir yolculuk oldu ama yinede bebekle çok rahat bir seyahat geçirdik, 6,5 aylıkken anneannesi, dedesi ve annesi ile gerçekleştirdiği  yaklaşık 1300 km'lik, Antalya seyahatini egale etmiş olduk. Karadeniz'in yeşili, denizi ve dağları, hepimize çok iyi geldi.

Çağan'ın Ağaçlar'dan mama yenilebileceğini öğrenmesi'de ayrı bir keyifdi tabi.

- Acıktın mı? mama yiyelim mi? annecim,
'hımmmh'(evet anlamına geliyor) 
-mamalar nerde annecim?
'hımmmh' (ağaçlara bakıp, üzümleri gördüğü noktada da, çığlık atmalar)

kısacası çok mutlu bir hafta geçirdik, bizi ağırlayan, misafir eden, oğlumun halası, amcası ve dedesine ve arkadaşlarımız, Derya&Farabi, Ayşe&Gürsel, Nevin&Ömer'e teşekkür ederiz.








23 Ağustos 2011 Salı

Kadın olmak zor zanaat


Kadın olmak masallarda bile zor..
Ya 7 tane minicik adamla yaşarsın,
Ya kurbağa öpersin,
Ya en sevdiğin meyveden zehirlenirsin,
Ya kuleye kapatılırsın,
Ya saçlarını elin adamı tırmansın diye uzatırsın,
Ya gece 12'de külkedisine dönersin elbiselerin yırtılır..


En kötüsü; seni sadece ayak numarandan tanıyan SALAĞA aşık olursun....

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Göksu'da Brunch, Ardından İKEA

Pazar günü, diğer günlerde olduğu gibi sabahın dördünde kalkılır çünkü; paşa uyanmıştır. Bir adet küçük erkek odasındaki beşiğin içinden alınır, anne ve babasının yatağının ortasındaki o boşluğa sıkıştırılır, sonra gün ağarana kadar, yüzünde bir cırmalama, saçında bir çekiştirme hissedip, anlamamazlıktan gelmeye çalışarak sabahı zor edersin. Bir ümit bir biberon ballı bisküvili süt hazırlayıp microdalgaya koyarsın o arada 30 sn daha uyursun, uyurkende odanın yolunu bulabilme yeteneğini kazanmış durumdasın, sütü getirirsin, biberonu görünce küçük erkek, ağzındaki emziği çıkarıp senin ağzına koyar ve biberona yapışır o süt bitene kadar ki 5 dk lık sürede azcık daha uyudun uyudun yoksa uyku faslı saat 5:30-6:00 sularında bitmiş ve oyun faslına geçme zamanı gelmiştir.
Oyuncaklarımızla oynadıkça keyfimiz yerine gelir, çünkü oyun artık iki kişilik olmuştur, sonunda anne iyice ayılmıştır. İlerleyen saatlerde babamızda kalkınca hazırlıklarımızı yapıp Göksu park'a brunch'a gittik, keyifli kahvaltımızın ardından göl'ün etrafında yürüyüş, ördeklerin karnını da doyurduktan sonra, İkea yollarına düştük.
...................





19 Ağustos 2011 Cuma

Ninni'yi duyarduymaz uyku moduna giren bebek


Tam zamanını hatırlayamıyorum ama Çağan'ın 9-10 aylık zamanları

Piyanist Oğlumun Değişik Zamanlardaki Çalışmaları


Nerden öğrendi hala anlayabilmiş değilim ama canımın içi oğlum, çalarken bir yandanda söylenmesi gerektiğini düşünüyor,

fakat ikisini bir arada yapamadığı için bazen çok sıkılıyor ve sinirleniyor.

18 Ağustos 2011 Perşembe

Oğlum İlk Defa Annesinin Ofisinde

Pazartesi günü, Doktorumuz Prof. Dr. Ömer Kalaycı ile olan randevumuz öğlen saat 12:30 da olunca, Çağan'ı kreşe bırakmak yerine ofise çalışmaya getirdim. ;))) Şaka bir yana öğlene kadar çok keyifli zaman geçirdik. Oğlum'un Atopik Dermatiti için hocamdan tavsiyeler aldık. Ankara'da yaşayanlar için tavsiye edebileceğimiz en iyilerden biridir. Ömer bey.

 Koltuğa da yakıştı.
Oğlum masanın arkasında olmayı sevdi. 

Yolculuk, onu hep istedim.

"Zaman tarafsız değil, o ya sevgili bir dost veya azılı bir düşmandır."
Ömrümü nerede tüketiyorum,
Gençliğimi nasıl harcıyorum,
Malımı nereden kazanıp, nereye sarfediyorum,
İlmimle nasıl vazife edebiliyorum.