31 Aralık 2012 Pazartesi

Fırında Tavuk Dolması

Nana bu aralar mutfakta fotoğraf çekmeye sardı. ;))
Madem zaman harcayıp yaıyorum, en azından tariflerimi yazayım dedim.
Bu arada Çağan tavuğa bakıp bakıp anne gıgak gıgak deyip durdu ama bu tavuk artık ses çıkarabilecek fonksiyona sahip değil.
Gelelim tarifimize.

Malzemeler;
2 kiloya yakın bir tavuk
1 su bardağı Pirinç,
2 adet kuru soğan,
1/2 demet maydonoz,
2 çorba kaşığı zeytin yağı,
Kuş üzümü
Dolmalık fıstık,
Toz tarçın,
Karabiber,
Deniz tuzu.

Yapılışı;
Tavuk 1,8 kiloydu, buna göre hazırlayacağım iç pilav için 1 bardak pirinç yeterli geldi. İç pilava ince kıyılmış bir kuru soğanı yağda kavurarak başladım ardından pirinçleri, bir paket dolmalık fıstık, 2 çorba kaşığı kuş üzümü, bir miktar toz tarçın ve karabiber ile pilavımı diri olması için 1.2 bardak su ile pişirdim. Altını söndürdükten sonra 1/2 demete yakın ince kıyılmış maydonozu karıştırdım ve soğumaya bıraktım. Resimde görüldüğü gibi temizleyip yıkadığım tavuğun yan taraflarına kesikler yaptım bacakları geçirmek için. Tavuğumu biraz deniz tuzu ile tuzlayıp iç pilavı doldurdum ve bacakları şekilde görüldüğü hale getirip fırın poşetine koydum. Bu arada poşetin içine 1 kuru soğanı ikiye bölüm koydum pişerken tadını alması için. Devamında 200 derecede 2 saat sabredip fırının önünde bekliyorsun ;)) Afiyet olsun.

28 Aralık 2012 Cuma

Baba Oğul Maç Seyri



26 Aralık 2012 Çarşamba

Kostümlü Parti

Çocukla yapılacak aktivitelerde sınır tanımayan anneler olarak son olarak kostümlü parti organizasyonundaydık. Bahar annemizin organize ettiği bu parti hem anneler hemde çocuklar için çok keyifliydi.
Oğlum partide Mickey oldu, aman tanrım oda ne birde güzeller güzeli Minnie varmış, sanırım aşık olduk.  Partide Noel Anneden, Batman'e, Cinderella'dan Spidermen'e birçok kahraman vardı.






Bu gibi organizasyonlar çocukların hem sosyal yönlerinin gelişmesini hem de hayal gücü yeteneklerinin güçlenmesini sağlamaktaymış. Ehh ne yapalım elimizden geleni yapacağız çocuklarımız için.
Partimiz Curcuna Parti Evi'ndeydi. Çok güzel ağırlandık, Bahar'ıma organizasyon için tekrar teşekkür ederim. Tekrarını heyecanla bekliyoruz.

28 Kasım 2012 Çarşamba

Kızlarla Kaçamak

Geçen hafta sonu, Çağan doğduğundan beri yapmadığım birşey yapıp kızlarla başbaşa dışarı çıktık. Nasılda ihtiyacım varmış eller havaya yapmaya, Mine'cim sağolsun bizi organize ettide sayesinde iki insan yüzü gördük hoş sohbet ettik. Pelin ve Mine'ye, ayrıca annemede oğluma baktığı için tekrar teşekkür ediyorum.



21 Kasım 2012 Çarşamba

Three Apples That Changed The World

Dünya'yı değiştiren üç elma ile karşınızdayız bugünde ;)) 


Çağan'ın ipad'ini bazen kapatmam gerekiyor. Elindeyken kapatmak için tuşa basıyorum allahtan okumayı henüz öğrenemedi, oda yapması gereken birşeymiş gibi oku kaydırıyor. Kapanırken ekrana gelen apple logosunu görünce hazır yarısıda yenmiş. Anne emma bippi deyip (Elma bitti) ipad'den vazgeçiyor. 
;)) Çok mu kötüyüm.

Sevgilerimle,

Nana

16 Kasım 2012 Cuma

Ayakkabı Aşkına 2

Çok yoğun olan iş ve ev yaşamımdan dolayı bloguma pek zaman ayıramıyorum. Son zamanlarda en çok neler okunmuş, en beğenilen yayınlarım hangileri diye istatistiklerime bakınırken anladım ki benim gibi ayakkabı aşığı olan okur sayım çok fazlaymış.
Çok sevgili arkadaşım Zelişe mütemadiyen linkler gönderip ayakkabı yorumlarını alırım. Kendisi bir kerede hiçbirinden vazgeçemeyip beş çift ayakkabı almışlığıma şahittir ve ne kadar aşık olduğumu iyi bilir. En son dün gönderdiğim linkten sonra, az önce almadın dimi artık yeter deyince üzüldüm bu bağımlılığıma, neden kendimi kontrol edemiyorum. Üstüme giyecek pantolon olmasın 500 tane ayakkabım olsun, çok daha mutlu olurdum herhalde. Babam ya da eşim ayakkabıcı olsaydı da çok daha mutlu olabilirdim.

Buda bu hafta aldığım botilerim inanılmaz rahat, 9 cm yüksekliği ve kaymayan bir tabanı var tam anneler için tasarlanmış ;))

Diğerlerinede kombinler hazırlayıp grafiklerini tamamlayınca ekleyeceğim.

Sevgilerimle,

Nana

14 Kasım 2012 Çarşamba

Taşındık ve Uzak Kaldık

Yakın zamandaki kurban bayramı tatilini değerlendirip, o zaman dilimini taşınmaya ayırdım. Daha önce oturduğum evimi gerçekten çok seviyordum ama işime çok uzaktı. Yaklaşan kış ve yoğunlaşan trafik gözümü çok korkutuyordu uzun zamandır. Çünkü oğuş'da hergün benimle sabah akşam 30*2 km yol yapıyor. Tüm bunları düşünüp  artı ve eksilerini hesaplayınca babamızın da uygun görmesiyle apar topar taşındık. Yeni evimde eskisine nazaran eksileri var ama işime yakın oluşu onu daha çok sevmeme neden oluyor. ;))

İnsanın işi ve evinin birbirine yakın olması kadar konforlu rahat birşey yokmuş. En güzel olanıda Çağan'ın bu evi hiç yadırgamaması ve daha ilk günden alışması. 


Balkonumun manzarası ise bir harika, Bahar'ımın sayesinde bu ev işini çok kıvrak hallettim. Seni seviyorum bacım.