20 Nisan 2012 Cuma

19 Mart Perşembe Aktivitelerimiz

Şaka bir yana, haftalık program yapmaya başladığımızdan beri daha düzenliyiz. Önceden ne oynayacağımızı bilemediğimizden oyuncakların arasında kaybolurduk. Hatta Çağan İlgisini çeken oyuncakla bütün gece ilgilenmek ister onu bırakmak istemezdi. Fakat şimdi daha farklı oda bir seri aktivite yapacağımızı anladığı için sırada ne var acaba diye bekliyor nanasını.

Dün akşam yemeğinden sonra Çağan biraz serbest zaman geçirdi, ne kadar mı? ben mutfağı toparlayana kadar, çok kısa bir sürede evimin altını üstüne getirmiş. Ortalığı toparlayıp, Çağan,! hadi oyun zamanı dediğimde çığlık koptu bunu bekliyormuş.

Programııza göre; küp bloklar ve legolarla oynayacaktık, odamıza gidip küp bloklarımızı seçtik, ama Çağan legoları istemedi, boya yapalım mı dedim, hemen boyasını ve dosyamızda resmini seçtik.

Önce; Nana ve Çağan'ın Boyama Kitabı'ndan armut resmini seçtik ve boyama aktivitesi yaptık. Aynısı kavramını öğretmeye çalıştığım için, aynı sayfada, aynı resimden iki tane vardı. Birini ben boyadım diğerini Çağan. Buzdolabına asma konusunda da geri kalmadık. 



Bu arada, fotoğraflarda görünen yerdeki kilimvari şey koca bir pike, Çağan'ın yürümeye başlamasıyla, doğduğundan beri yere serdiğim, sürekli takılıp düştüğü yorganı kaldırmıştım. Bu sefer de her yeri yazıp çizip boyadığından halımda nasibini alıyordu herşeyden sıksık. Babaannemle telefonda konuşurken Çağan'ın yaramazlıklarını anlatıp, sürekli halı sildiğimi söylemiştim. Sağolsun 2 hafta kadar önce bu pikeyi almış bana, süper bişey çünkü toplanmıyor, aynı zamanda çok kalın olmadığı için makinada da kolayca yıkanabiliyor. Tatlı fıstığım, tontik babaannemin ellerinden öperim, Çağan Paşa dün akşam yeşile boyadı pikeyi ama umurumda değil :))) nasılsa yıkanıyor kolayca.

Daha sonra, bebeklerimizi sallayıp uyutmaya çalıştık, karınlarını doyurduk, Uyuyunca da koltuğa yatırıp üstlerini örttük.
En sona küplerimiz kalmıştı, benim pişen yemeği kontrol etmem gerektiği için oğluşu biraz yalnız bıraktım küplerle içerden neşeli sesleri geliyordu. Yanına gittiğimde ne göreyim, 8 tane küp blok, 4 farklı renkteler. Oğlum renklerine göre gruplamış aynı renkte olanları iç içe koymuş, bana gösteriyor. Sen harikasın dedim ve alkışladım.  Sonra iç içe koyma oyunu oynadık. 3 ile başladık 8 e kadar hepsini tekrar ederek koyduk ve oyunu bitirdik. 


Saat geç olmasına rağmen uyumayan oğlunuz varsa, alıp duşa sokuyorsunuz. Bu gecede çoğu gecede olduğu gibi duşa gittik, giyindikten sonra sevdiği kitaplardan birini eline verdim, karıştırırken bakarken uyuduğunda saat 00:15 di sanırım. 

19 Nisan 2012 Perşembe

Kangurum! Shopping Bag

İnternet alışverişinde varılabilecek en son noktada olduğumu düşünürdüm hep, meğer yanılıyormuşum. En çok ihtiyacım olan şeyi bildiğim halde kulak ardı edip kullanmıyordum. İlk denemeden sonra yıllardır kendime ne kadar eziyet ettiğimi anladım. 

Evet market alışverişi, gitmesi zor geldiği için internetten çorap bile aldığımı biliyorum ama niye o patatesleri, soğanları almak için onca zaman ayırıp, birde onları üstüme yük edip getiriyormuşum bilemedim. 
Prensesimiz Selinsu ve Kanguru Paketleri

Can kardeşim, Baharcanım geçen gün Real 'de gezinirken Iphone'dan yaptığı alışverişi anlatmıştı bana. Sadece sebzeleri Real'den almış, diğer herşeyi Kangurum'dan, eve gittikten bir süre sonra onlarca poşet getirilmiş, sevgili migros'un kangurusu tarafından, aman tanrım ben bunca zaman neredeydim. 
                                                 

Önceki gün, oğluşun sütü bezi bitmişti, her zaman e-bebek'ten sipariş ederim, ertesi gün elimde olur. Herhangi bir memnuniyetsizliğimde olmadı bu güne kadar. Hadi dedim şu kangurum'a bakalım, daha önceden üyeliğimde varmış. Önce bebekbezi, süt attım sepete, ardından, sebze, yoğurt derken epeyce eksik kapattım. En son siparişi tamamlarken, sevkiyat saati seçiyorsunuz. 3 seçenek var, öğleden önce öğleden sonra ve akşam saatlerine denk geliyor. İşten eve gidiş saatimide hesap ederek, 3. saat dilimini seçtim 19:30-22:00. Bu arada ödeme seçeneğide şöyle kapıda kk veya nakit ödeme, ya da alışveriş esnasında online ödeme. Kapıda ödemeyi seçtim. 

Akşam yemeğimizi yedikten sonra, oyun oynamaya başlamıştık oğluşla, zil çalıdı. 
Megafondan seslendim,
Kimooo!
Migrosss!
hahahahaaa, benim en az 3 kerede eve çıkarabileceğim kadar poşeti, bir çırpıda getirmiş kanguru.
Hepsini kapıdan içeri bıraktı, sepetinizdeki yerli muzdan elimizde kalmamış alternatifi olan ital muz'u getirdim, istemezseniz geri götürebilirim dedi birde. Aaaa niye götürüyorsun, iyi etmişsiniz götürmeyin dedim kapıda ödedim, bana sadece yerleştirmesi kaldı. 
Oğluşla oyun eşliğinde herşeyi yerlerine yerleştirdik. 

Tüm çalışan annelere, tavsiye ediyorum. 
Kendinizi boşa yormayın.

Atın sepete sebzeleri, etleri, balıkları, içecekleri, kanguru taşısın evineze ;))

SEVGİLER

18 Mart Çarşamba Aktivitelerimiz

Bugün postumu gecikmesiz yazmak istedim. Malum benim oğlan gececi çok geç uyuyor ve o uyuyana kadar  tüm enerjimi tüketiyorum. Nasıl olduysa az evvel uyudu. Bu sabah biraz daha erken kalkacağına işaret ediyor ama olsun, zaten sabah'ın 6 sında bizi ayağa kaldırıyor.

Ankara'da yaşayanlar bugün ki havayı gördüler, daha önce hiç böyle birşey görmemiştim. Fırtına o kadar kuvvetliydiki kampüste bazı binaların çatıları uçtu. Ofisimden dışarıya bakarken bir anda koca bir ağaç yere yığıdı. Hacettepe'nin ormalık arazisinde yangın çıktı. Biran daha neler olacak diye düşünmeye başladım. Neyse ki oğluşla sağ salim eve gelebildik.

Eve geldikten sonra oğluşla dolapdan yiyeceğimiz yemekleri çıkardık. Çağan'ı mama sandalyesine oturtup, sofrayı hazırlamaya çalışırken, bir baktım sıpam uyumuş. Onun uyumaya başladığını görünce kuzucuğuma en tazesinde hızlıca bir çorba yapayım dedim. Çorbayı hazırlayıp sofrayı kurduktan sonra oğluşun karnını doyurdum. Tadaaa ilaç zamanı, şu ilaçları içirmek neden bu kadar zor. Gerçekten yemek yedirmesi ayrı enerji, ilaç içirmesi ayrı enerji sarfettiriyor.

İşte oyun zamanı;
Sevgili arkadaşım Bülent, organik köy ürünleri pazarlıyor. Bugün ondan aldığımız cevizleri yerleştirmeye çalışırken oynadığımız oyun çok keyifliydi. Çağan ilk defa pantolonunun cepleri olduğunu farketti, altı tane ceviz alıp, üçünü bir cebine, üçünüde diğer cebine koyduk. Elindeki çılgın mama tabağına sırayla çıkarıp doldurdu. Sonra tekrar sırayla ceplerine doldurdu. Boşalt & Doldur derken epeyce oynadı. Cevizleri toplayıp kaldırdık.

Kutularımızı getirdik bu seferkiler iç içe geçebilen kulplu kutulardı. Hem kulplarından tutarak, hemde haznelerinden kavrayarak iç içe koyabiliyoruz. Tabi her seferinde ödül alkış ve övgülerimizi unutmadık, zaten Çağan unutturmuyor, başarınca hemen başlıyor kendini alkışlamaya. Bu oyunu bitirip kutulara el salladık ve yerlerine koyduk.



Diğer oyunumuz için hazırlık yaptım bu arada oğluş'da break time aldı. Legolarımızdan iki ayrı renkte fakat aynı büyüklükte olanlardan seçtim. İki şeffaf kutu getirip, Çağanla renkleri gruplama oyununa başladık. Kutuların içine önce birer tane farklı renkte lego yerleştirdim. Sonra diğerlerinin arasından rastgele alıp Çağan'a gösterdim ve eline uzatıp, alıp aynısının yanına koymasını söyledim. Tabi bu oyunu ilk defa oynadığımız için arada yanlışları oldu ama her seferinde yardım edip doğru yeri bulmasını sağladım. Bunu üç tur tekrar ettikten sonra bıraktık, zaten çok yorulduğu için uyudu. 





Banada postumu yazacak ve oğluşa yoğurt mayalayacak vakit bıraktı.

Bu arada, yarın size yeni iki keşfimden bahsedeceğim ;)


 


18 Nisan 2012 Çarşamba

Oğlumun Yeni Mama Tabağı

The Amazing
SPILL-RESISTANT BOWL



Sürekli elinde gezdiriyor, çok seviyoruz


Bahar'ım bu post'u okuyorsan, prensesimin tabağı ofisimde ;)

İnce Motor Becerileri

Benim bu hafta uyguladığım kutuları iç içe koyma aktivitelerinin tamamı ince motor becerilerinin gelişimine yönelik çalışmalar içeriyor.
İnce motor becerileri, ince işleri yapmaya yarayan küçük ve hassas kas hareketleridir. İnce  motor becerilerini geliştirmek için küçük cisimleri toplamak, ip geçirmek, parçaları itmek ve çekmek gibi bolca çalışma yapmak gerekir. İnce motor becerilerini geliştirmek için, çocukların önce kaba motor becerilerine (büyük kaslarla kontrol edilen beceriler) hakim olmaları, güçlü parmak kasları geliştirmeleri ve pek çok değişik yüzey ve dokuyu tanımaları gerekir. Çocuklara bolca kirli, yapışkan dokuya dokunup, onlarla oynayıp onları hissetme olanağı tanımak, ince motor becerilerini geliştirmeye hazırlanmalarına yardımcı olur. İnce motor becerileri, kalem, fırça, bıçak ve çatal tutmak gibi ilerde kullanacakları pek çok becerinin de temelidir.



17 Nisan Salı Aktivitelerimiz

Haftanın üç günü okul servisini kullanırsak, Çağan'ın bundan keyif alabileceğini düşündüm.  Bugün oğlumu almaya gitmedim, bırakmaya da gitmedim. Oğlum okuluna kendi gitti ve geldi. Akşam ise her gün olduğundan  farklı olarak daha yemek masasındayken uyuklamaya başladı, yorulmuştu. Saat 9:30 da birazda bilinçli olarak uyanmasını sağladım. Yoksa sabaha karşı 2 de 3 de uyanacak başıma geleceği biliyorum.

Haydi Çağan, Oyun zamanııııı!

Önceki günden daha farklı olan iç içe geçmeli yuvarlak hattaki kutularımızı seçtik. 
Önce 3 taneyle başladık ve en küçükten, en büyüğe doğru iç içe koymayı denedik. Her başarılı tamamlamadan sonra, göz teması kurarak Çağan'a mükemmel olduğunu söyledim ve alkışladık. Nasıl mutlu oluyor bunu yaptığımızda tarif edemem. Daha Sonra sayıyı arttırarak devam ettik.


Oğlumun sıkılmaya başladığını anlayınca kutularla oynadığımız oyunda biraz değişiklik yaptık ve aynısının içine koyalım oyununu oynadık. Nasıl mı? Bunun için aynı renk ve boyuttaki kutulardan ikişer tane olması gerekiyor. En basit materyal ise Playskool'un Renkli Varillerinden bir set elinizde olması yeterli.


"Bu arada tüm aktivitelerde, oğlumla göz teması kurabilmek adına hep karşılıklı oturuyoruz."

Tüm kutuları arkama saklıyorum ve bir tanesini alıp Çağan'a göstererek önüne koyuyorum, Sonra farklı bir tane daha alıyorum ve Çağan'a göstererek önüne diğer kutunun yanına koyuyorum. Diyelim ki! biri yeşil, diğeri sarı idi. Arkadaki kalan kutulardan birinin eşini seçiyorum ve Çağan'a göstererek, bak oğlum bu kutuyu aynısının içine koyabilir misin? deyip eline veriyorum. Çok heyecanlanıyor ve alıp aynısının üstüne koyuyor. Bazen yanlış olana koyuyor, o zamanda karıştırdık bunlar aynı değil sanırım  diyorum ve düzeltmesini sağlıyorum, düzeltemezse mutlaka yardım edip prosesi tamamlatıyorum, örnek olsun oda benim yaptığımı taklit etsin diye. Her zamanki gibi her başarılı sonucun ardından, göz teması kurarak ona övgü dolu sözler söyleyip alkışlıyorum. Bu bir çocuğun en büyük ödülüdür.


Bir süre bu oyunu oynadıktan sonra; Çağan'ın odasına gidip yatağının içindeki, oyuncak bebeklerimizi aldık ve onları ayağımıza koyduğumuz yastıklarda salladık, kucağımıza alıp sarıldık, ninni söyledik, öptük. Sonra altlarını kirlettikleri için bezlerini değiştirdik ve uyuttuk. Uyuyunca Çağan onları koltuğun üstüne taşımama yardım etti ve üstlerini örttü, bana bakıp HUUUUPIIŞŞŞŞ! dedi, bunun onlar uyuyor demek olduğunu tabiki anlıyorum. Hadi lambayı kapatıp çıkalım dedim. Biz mutfağa gittik Çağan yatmadan önce ki yemeğini yedi ve 11:30'da yataktaydık.




17 Nisan 2012 Salı

Sokaklara çıkmaya başladık

Önceki hafta sonu Çağan'ı anneannesine götürdüm. Defne ile ikisini dışarı çıkardım. Çağan'ın tamda uyku saati öncesiydi biraz yorulursa iyi uyuyacağını düşünerek. O koca arabayı 5. kattan indirmek hiç kolay olmadı. Sonrasında, çocuklar arasında yaşanan kriz'de cabası, gerçekten çok yoruldum. Ama sonu mutlu bitti, Oğluş'un ayakları henüz arabanın gaz pedalına yetişmediği için süremiyor ama içine oturunca çok heyecanlanıyor.